TR
  • Hikayemiz
  •  

    Kakao çekirdeklerinin, insanoğlunun bilinen en çetin varolma mücadelelerinden birinde başrolü oynadığını biliyor muydunuz ? Tarih bilimciler , çekirdeklerin izini M.Ö 2000 li yıllara kadar sürüyor . İnsanoğlunun çikolata ile en eski bağı, Orta Honduras ‘ın Ulua vadisinde küçük bir köyde bulundu. Kaynaklara göre bu vadinin ortasından düzenli olarak taşan bir nehir geçerdi. Nehrin her yağmur mevsiminde sel olup önüne gelen her şeyi yıkması 3000 yıl boyunca ,nehir yataklarına şehirlerini kuran insanları yıldırmadı.Onlar her sel baskınında harap olan evlerini tekrar tekrar bu yatakların üzerine kurdular. Rivayet odur ki , kakao çekirdeklerinin büyüsüne kapılan bu inatçı topluluk , doğayla giriştiği mücadeleden vazgeçseydi, bugün çikolatanın hikayesini bambaşka bir şekilde anlatıyor olabilirdik.

    CENNET KRALLIĞI " TULA "
    Bir zamanlar, uzak bir ülkede rüzgar, bilgelik, doğurganlık ve yaradılış tanrısı Quetzalcoatl, gökkubbeden yeryüzüne indi. Cenneti ve yeryüzünü birleştiren tanrı, yarı insan, yarı yılan ve yarı kuştu, uzun bir yüzü ve renkli tüyleri vardı. İnsanlara bilimi ve sanatı öğretti ve onlara erkek kardeşleri olan tanrılardan çaldığı değerli bir hediye getirdi: yorgunluğu gideren ve keyifli bir dinlenme sağlayan ilahi kakao meyvesi.
    Onun saltanatı sırasında, insanoğlu gelişti ve tanrıları onuruna büyük tapınaklar inşa etti. Ancak, tanrının hilekarlığa ve ihanete kurban gitmesiyle işler şekil değiştirdi. Üc tane büyücü  onun hakkında dedikodular ve yalanlar yaymaya başladılar. Bunlardan biri olan Titlacauan, Quetzalcoatl'a ona sonsuz gençlik vereceğini ve cennete geri dönmesini sağlayacağını söylediği özel bir içecek sundu. İçeceğin zehirli olduğu ortaya çıktı ve içecek Quetzalcoatl’ı delirtti
    Krallığının başkenti olan Tula'daki tüm evleri ve hemen hemen tüm kakao ağaçlarını yaktı. Evinden ayrılarak, ilahi ateşle yanana kadar yıllarca Güney Amerika'nın yağmur ormanlarında dolaştı. Külleri parlak renkli kuşlara döndü, kalbi ise sabah yıldızına dönüştüğü gökyüzüne yükseldi.
    Bir zamanlar bilgeliğin,sanatın ve  refahın simgesi olan cennet krallığı TULA da çıkan yangından tek bir kakao ağacı kurtarılabildi. Tanrıların kutsal içeceği ,günümüz insanının vaz geçilmez mutluluk kaynağı çikolatanın bugüne  aktarılma hikayesi Maya ve Aztek efsanelerinde  bu şekilde anlatılıyor .
    Adını mutlu ve çalışkan insanların cennet  krallığından alan TULA ÇİKOLATA  ,   dört bin yıldır varlığını sürdüregelmiş kakao çekirdeklerinin en seçkinlerini, titizlikle işleyerek alanında haklı bir üne kavuşmuş  Belçika çikolatasını  , modern ve geleneksel tatlarla harmanlayarak ,yeni bir yaklaşım ve farklı bir sunumla  çikolata severlerin beğenisine sunuyor

    Çikolatayı alışılageldik kahverengi üniformasından kurtarıp , rengarenk bir   damak şölenine çeviriyor
    Dörtbin yıldır farklı şekillerde tüketilen çikolatanın , kalbe, damarlara ve beyne olan olumlu etkilerinin yanı sıra, en ucuz ve  etkili  mutluluk kaynağı  olduğu da bilimin ispatladığı yadsınamaz  bir gerçek .

     

    TULA ÇİKOLATA  mutluluğu zamana ve mekana hapsetmek istemeyenlere ZAMANSIZ MUTLULUĞUN kapılarını açıyor .